Menderes'in vekili
Kurmel:
CHP’nin ihtirası
darbeye sebep oldu
27 Mayıs 1960 döneminin Demokrat Parti (DP) Kayseri
Milletvekili Hakkı Kurmel, yıllardır süren suskunluğuna darbenin yıl dönümünde
son verdi. CHP’nin ihtirası ve askerlerin maaş azlığı bahanesinin darbeye sebep
olduğunu vurgulayan Kurmel, "İsmet İnönü cumhurbaşkanı olmak için darbeyi
teşvik etti. Alparslan Türkeş de cuntayı kuran asıl kişidir. İnönü istese
Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı
Hasan Polatkan’ın idamını önleyebilirdi. Kinden dolayı idamları önlemedi. Bu
milletin DP’ye olan bağları, İnönü’de CHP’nin rey ile iktidara geleceği umudunu
azaltmıştı.” dedi.

DP Kayseri Milletvekili Hakkı Kurmel, 27 Mayıs 1960 darbesi ile ilgili ilk kez
Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) konuştu. O yıllarda Kayseri’nin Sarı kazasında
hakimlik yapan Kurmel, verdiği hızlı ve doğru mahkeme kararlarından dolayı,
bölgede ‘Sarı Hakim’ namı ile anılıyordu. Halkın kendisine gösterdiği itibar
ile önce CHP'lilerce partilerinden milletvekili olması teklifi aldı. Ancak
daveti kabul etmeyen Kurmel’e, aynı teklifi 1954 seçimleri öncesinde DP Maraş
Milletvetkili Afet Kadıoğlu tarafından DP'ye katılması için yapıldı. Kurmel,
dönemin iktidar partisinin bu teklifini düşünmeden kabul etti. Milletvekili
adaylığı, kazandığı vekillik sınavının hemen ardından kesinleşti, 1954
seçimlerinde Kayseri’den 28 yaşında Meclis'e girerek, TBMM’nin en genç
milletvekili unvanını kazandı.
İlk dönem, Meclis'te maliye ve bütçe komisyonlarında çalıştı, 1957 seçimlerinde
bölgesinden yine vekil seçilerek, DP çatısı altında Meclis'teki yerini korudu.
DARBE İLE GÖZALTINA ALINDI
27 Mayıs 1960 darbesi gerçekleştiğinde Kurmel, önce gözaltına alındı, sonra
serbest bırakıldı. Karanlık günler yaşayacağını anlayınca eşi ile İstanbul’daki
yakınlarına gitti. Fakat bir müddet sonra, DP’nin tüm Türkiye’de göz altına
alınan vekilleri gibi o da yeniden tevkif edildi, Davutpaşa Hapishanesi’ne
atıldı. Hapishanedeki 7 DP’li vekil ile birlikte bir süre sonra yargılanmak
üzere Yassıada'ya sevk edildi.
“KAYSERİ OLAYLARINDAN SUÇUM OLMAMASINA RAĞMEN
İDAMLA YARGILANDIM”
Kurmel, Yassıada'daki tutukluluk günleriyle ilgili Ada kumandanı Yarbay Tarık
Güryay’ın nakisesi fazla biri olduğunu ifade etti. Güryay’ın elinde sopa ile
dolaşan ve sürekli mahkumlara şiddet uygulayan biri olduğunu anlatan Kurmel,
kendisinin de fiziki ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını, uygulanan şiddet
sonucu gözünü kaybetme safhasına geldiğini, tutuklu bulunduğu 2,5 yıl boyunca
eşini bir kere gördüğünü söyledi.
Kurmel, sözlerine şöyle devam etti: “Çok acı günler yaşadım. İdam edileceğim
diye bekliyordum. Bir tarafta aileme duyduğum hasretim bir taraftan ölüm
korkusuyla günlerimi geçirdim. Tüm milletvekilleri benim yaşadıklarımı gördü.
Hepsi aynı yoldan aynı korkularla baş başa kaldı. İsmet İnönü’nün Kayseri’ye
girişine mani olduğum ve anayasaya aykırı davranışlarda bulunduğum gerekçesiyle
iki kere idamla yargılandım. Benim anayasaya aykırı bir davranışım söz konusu
değildi. İnönü’nün de Kayseri’ye girişini ben engellemedim. İçişleri Bakanı
Namık Gedik, İnönü’nün Kayseri’de yapacağı tahripkar konuşmadan dolayı, halkın
isyan çıkaracağı ve ortalığın karışacağı endişesini taşıyordu. Bunun için
İnönü’nün Kayseri’ye girişinin engellenmesi taraftarıydı. Fakat ben kendisine
böyle bir endişenin, yersiz olduğunu Kayseri’de böyle bir durumun yaşanmasının
ihtimal dâhilinde olmadığını söyledim. Benim bu şekilde beyanım olmasına
rağmen, bu olaylardan idamla yargılandım.”
“İNÖNÜ DARBE YAPILMASI İÇİN ASKERE HABER
GÖNDERDİ”
Eski DP Kayseri Milletvekili Hakkı Kurmel, 27 Mayıs Darbesi’nin gerçekleşmesinde
İsmet İnönü’nün büyük rolünün olduğuna işaret etti. Atatürk ve Fevzi Paşa’nın
orduyu siyasetin dışında tutma gayretlerine rağmen, İnönü’nün TSK’yı siyasetin
içine çekmek için gayret gösterdiğini belirten Kurmel, darbeden önce CHP
liderinin TSK’ya ihtilal yapmaları konusunda sürekli haber gönderdiğini
açıkladı.
Kurmel, konu ile ilgili şu bilgileri aktardı: “Paşa, 1957 seçimlerinden önce
uzantısının bulunduğu gruba haber gönderdi, ‘Beklesinler bu seçimleri
alacağız.’ dedi. Fakat seçimleri DP kazanınca, cuntacılara tekrar haber
yolladı: ‘İhtilal yapsınlar.’ Bunlar, yaşanan vakalar. Bunların duyumlarını da
alıyorduk. Ayrıca Talat Aydemir, savunmalarında da bunu itiraf etti.”
“ASKERLERİN MAAŞLARI AZ OLDUĞU İÇİN DARBEYE
DESTEK VERDİLER”
Darbe öncesinde subayların maaşlarını yetersiz bulduğunu sürekli gündeme
getirdiklerini hatırlatan Kurmel, “Subayların büyük çoğunluğu, maaşları az
olduğu için darbeye katıldı. Darbe yapıldıktan sonra, beni Harbiye’ye
götürdüklerinde bir subay, ‘Pabucumuzun altı delikti.’ dedi. Bazıları
ceplerinde bulunan son 10 kuruşu bana gösterdi. Maaşlarının azlığından yakındı.
Bir üsteğmen de bir avukat kızla evlenecekken, kızın ailesinin kendilerine
engel olduğunu söyledi. Kızın babasının, kızına ‘Askerlerin açlıktan nefesi kokuyor.
Açlığa mı kendini mahkûm edeceksin.’ dediğini aktardı. Bu durum subayın
gururunun kırılmasına sebep olmuş. Yaşadıklarımız ve duyduklarımız, bize
askerlerin maaşlarını artırmak için bu işe giriştiklerini gösterdi.” diye
konuştu.
Kurmel, ‘Baret ölçüsü’ içerisinde herkesin maaşlarına zam geldiğini kaydederek,
“Hükümetimiz döneminde, onlar farklı bir ayrıcalık istiyordu. Maliye Bakanı
Hasan Polatkan bir konuşmasında askerlerin maaş zamları ile ilgili şöyle
konuşmuştu: ‘Baret var, farklı bir şey yapamayız. Yarın bir mühendis ve doktor
çıkar, benim askerden ne farkım var, derse ne yaparız? Bunun için maaşlarını
artıramam askerilerin.’ dedi. Askerler, darbeye denk gelen günlerde maaşların
azlığı ile ilgili şikâyetlerini fazlası ile gündeme getirmişlerdi. Nitekim,
darbenin ardından maaşlarında önemli düzenlemeler yaptılar. Darbe, Halk
Partisinin korkunç ihtirası ve genç subayların maaş derdinden dolayı
gerçekleşti.” dedi.
“DP’Yİ YIPRATMAK İÇİN HER TÜRLÜ NEGATİF POLİTİKA
İZLENDİ”
CHP’nin 1950 genel seçimlerinde muhalefete düştüğünü ve muhalif bir parti
olmayı hiçbir zaman sindiremediğini vurgulayan eski DP Milletvekili Kurmel, üst
üste gelen seçim mağlubiyetlerin, CHP’yi korkunç bir muhalefet yapmaya
yönlendirdiğini anlattı. Bu muhalifliğin, çok tahripkâr, ahlaka sığmayan bir
şekilde yapıldığını ve DP’lilere iftira atılmasına sebep olduğunu kaydeden
Kurmel, cuntaya destek veren CHP’lilerin gazeteler, toplantılar ve mitingler
ile de DP’yi yıpratmak için her türlü negatif politikaya yöneldiklerine dikkat
çekti.
“DP DİKTAYA GİDİYORMUŞ HAVASI YAYDILAR; TÜRKEŞ
DE FIRSAT BİLDİ, ÇETESİNİ KURDU”
Darbeyi, İsmet Paşa’nın tahrik ettiğini kaydeden Kurmel, “Basın da gerçek
olmayan haberlerle halkı yalan bilgilere inandırdı. Sanki DP diktaya gidiyormuş
gibi bir hava yaydılar. Asker de bu intiba altına girdi. Böyle bir ortamda
Alparslan Türkeş de bunu fırsat bildi. Esas yıllardan beri iktidara gelmek
isteyen Alparslan Türkeş’ti. Esas akrep başı da Alparslan Türkeş’ti. Etrafına
topladığı genç subaylarla çete kurdu, ihtilalcı bir grup teşkil etti. Türkeş,
1940’lı yıllarda da mahkemelerde yargılanmıştı. İhtilal merakı olan bir adamdı.
O tıynette bir adamdı.” şeklinde konuştu.
“GÜRSEL ZAVALLI BİRİYDİ, SUBAYLAR ÜZERİNDE ETKİ
OLUŞTURMAK İÇİN GETİRİLDİ”
Tahkikat komisyonu kurulduktan sonra, İsmet İnönü’nün Meclis'te, ihtilalin
tahrikini ‘Siz, tahkikat komisyonunu kurarsanız, bu ihtilal için bir
gerekçedir.’ ifadeleri ile yaptığını hatırlatan Kurmel, bu ifadelerinin
ardından, cuntacıların harekete geçtiğini, başlarında yüksek rütbeli bulunsun
diye de Cemal Gürsel’i kukla gibi getirdiklerini söyledi. Kurmel, Gürsel’in
darbecilerin başına geçmesini ise “Gürsel Osmanlı paşasıydı. Paşa, böyle bir
kültürü, dinamizmi olan bir adam değildi. Zavallı, idare edilecek bir adamdı.
Başlarına getirmelerinin gerekçesi ise diğer subayların üzerinde etki
oluşturmaktı.” şeklinde açıkladı.
Kurmel, tahkikat komisyonunun darbe söylentilerini araştırmak için kurulduğunu
da açıkladı. DP’lilerde ihtilal yapılacağı duygusunun hâkim olduğunu belirten
Kurmel, “Ordudan ihtilal hareketi getirileceğini aklımıza getirmiyorduk.
Tahkikat komisyonunu bunu araştırmak için kurduk. CHP, bunu ‘Dikta gelecek.
Partimizi kapatacak’ şekline soktu.” dedi.
“İKTİDARI ELE GEÇİRME DÜŞÜNCESİ MBK’DA GRUP
AYRILIKLARINI SAĞLADI”
Eski vekil, Milli Birlik Komitesi (MBK) üyeleri arasında neden anlaşmazlık
çıktığını ve Alparslan Türkeş’in de aralarında bulunduğu 14’ler grubunun
darbenin hemen ardından neden yurt dışına gönderildiği konularında da
değerlendirmelerde bulundu. Türkeş ekibinin uzun vadeli bir iktidarda kalmayı
hayal ettiklerini anlatan Kurmel, bu durumun CHP’yi destekleyen komite
üyelerince bilindiğini, görüş ayrılıklarının da buradan kaynaklandığını
vurguladı. CHP’nin iktidarı illegal yollarla ele geçirmeye çalıştığını ve İsmet
Paşa’nın da cumhurbaşkanı sevdalısı olduğunu savunan Hakkı Kurmel, şunları
anlattı: “Cemal Gürsel de bir defa İsmet Paşa’ya ‘Cumhurbaşkanı olmak için,
gerdeğe girecek damat gibi heyecan içindesin.’ dedi. İsmet Paşa’nın bu sevdası
etrafında şekillenen bir grup ile Türkeş’in kendi grubu arasında görüş ayrılığı
yaşandı. CHP, taraftarı grup egemen olunca da Türkeş ve arkadaşları farklı
ülkelere gönderildiler.”
“İSMET İNÖNÜ MENDERES, POLATKAN VE ZORLU’YU
İPTEN KURTARABİLİRDİ”
Hakkı Kurmel, Yassıada yargılamaları sonucunda verilen idam kararlarını da
yorumladı. İnönü’nün, istese Adnan Menderes, Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan
Polatkan’ ın idamını da önleyebileceğini ifade eden Kurmel, CHP liderinin
idamları neden önlemediğini ise şöyle açıkladı: “Kinden dolayı önlemedi. 3
büyük seçimde mağlubiyete uğramanın kiniydi bu. Bu milletin DP’ye olan bağları,
İsmet Paşa’da CHP’nin reyle iktidara geleceği umudunu azaltmıştı.”
“İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ ONAR DARBEYE MEŞRUİYET KAZANDIRDI”
Kurmel, İstanbul Üniversitesi Rektörü Sıddık Sami Onar ve Anayasa Profesörü
Hüseyin Nabi Kubalı’nın da darbeye meşruiyet zeminini kazandırdığını söyledi.
İki akademisyenin, darbecilerin gelecekte yargılanmasını önlemek için önceden
önlem aldıklarını belirten Kurmel şunları anlattı: “Darbeye meşru bir zemin
kazandırmak isteyen Onar ve Kubalı, MBK üyelerini ‘Yarın siz suçlu olarak
çıkartılabilirsiniz. Bu itibarla, iktidara meşruiyet kazandırmanız lazım.’
sözleri ile uyardılar. Bu itibarla bir fetva hazırlayıp yayınladılar. Bunun
için üyelerin desteğini aldılar. Darbeciler de bir deklarasyon hazırladı.
Askerler de bu deklarasyona sahip çıktı.”
“İRTİCA GELİYOR PROPAGANDASI ASKERİ TAHRİK ETMEK
İÇİN ÇIKARILDI”
Kurmel, darbenin yapılmasına gerekçe gösterilen irtica iddiaları hakkında da bilgi
verdi. DP’nin din eksenli bir politika takip ettiği yönünde intiba
uyandırıldığını hatırlatan Kurmel, “Bu karanlık ve korkunç bir iftiradır. Biz,
laiklikten taviz vermedik.” dedi.
DP’nin ezanı aslına çevirmekle suçlandığını hatırlatan Kurmel, din adamlarının
‘Allah’u Ekber’ ifadesinin Türkçe’de okunan, ‘Tanrı Uludur.’ cümlesi ile
karşılanmadığı yönünde gazetelere beyanat verdiğini, DP’nin de bunu Meclis'te
ele aldığını anlattı. CHP’nin desteği ile de iki partinin çıkardığı kanunla
ezanı aslına çevirdiklerini kaydeden Kurmel, “İsteyen Arapça, isteyen Türkçe
okuyabilir.’ ifadesi yasak kaldırıldı. İttifak söz konusuydu. Bunu CHP’liler
istismar etti. İşin esası bu. ‘Laiklik tahrip edildi’ düşüncesini askeri tahrik
etmek için ortaya atmışlardır.” değerlendirmesini yaptı.
“9 SUBAY HADİSESİ TAM ARAŞTIRILSAYDI DARBE
OLMAZDI”
Kurmel, 9 Subay Hadise’nin yeterince soruşturulmadığını da söyledi. Celal
Bayar’ın, iddialarının araştırılması için ‘Tahkikat yapılsın, ne halleri varsa
görsünler.’ şeklinde bir görüşe sahip olduğunu, Adnan Menderes’in ise 'Ordunun
muhafazasını celp etmeyelim' mülahazası ile durumu yatıştırmaya çalıştığını
anlatan Kurmel, “Menderes’in görüşünden dolayı fazla bir araştırma yapılamadı.
Tahkikat keşke yapılsaydı, o zaman sonuç böyle olmazdı.” dedi.
“İDAMLARI KAYSERİ CEZAEVİNDE ÖĞRENDİM”
Adada 6 ay kaldıktan sonra Kurmel, 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kayseri
Cezaevi’ne gönderildi. Bu sırada Adnan Menderes ve Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan
Polatkan’ın da aralarında olduğu 20 kişi hakkında idam kararı verildi ve
asıldılar. Kurmel, Menderes ve arkadaşlarının asıldığını duyduktan sonra
dayanamayıp ağladığını söyledi. Menderes’in çok mütevazı olduğunu belirten
Kurmel, “Ziyaretimin ardından beni kapıya kadar yolculardı. Çok değerli bir
insandı. Evinde bir sefer yemek yedim.” ifadelerini kullandı.
“27 MAYIS DARBESİ DİĞER DARBELERE ÖRNEK OLDU”
Eski DP Millitvekili Hakkı Kurmel, 27 Mayıs Darbesi’nin Türkiye’de
gerçekleştirilen diğer darbelere de örnek olduğunu söyledi. “Memlekette şiraze
bozuldu, sıralı olarak bu hareketler meydana geldi.” diyen Kurmel, şunları
kaydetti: “Bu hareketlerin başlangıcı 27 Mayıs1960 darbesidir. 1960 darbesinden
önce 1 kişi öldürüldü ve bu da darbeye gerekçe gösterildi. Fakat darbeden
sonra, Türkiye’de başlayan gençlik hareketlerinde günde 10 kişi ölüyordu. Çok
cana mal oldular. Bunların bütün sebebi 27 Mayıs 1960 Darbesi’dir.”
“27 MAYIS TÜRKİYE’Yİ 50 SENE GERİYE GÖTÜRDÜ”
Kurmel, darbenin ardından kurumların yıpratıldığına da dikkat çekti.
Üniversiteden akademisyenlerin atılmasının ülke bilimine vurulan en büyük darbe
olduğunu vurgulayan Kurmel, “Darbe, Türkiye’yi 50 sene geriye götürdü.
Akademisyenleri DP’li veya CHP’ye destek vermediler diye üniversiteden
uzaklaştırdılar. Ordudan 5 bin subay görevinden uzaklaştırıldı. Hiyerarşi alt
üst oldu. Türk ordusunun disiplini, ateş gücü, bir prestiji vardı. Hiçbir şey
kalmadı. TSK uzun yıllar kendini toparlayamadı.” diye konuştu.
“YASSIADA MAHKEMELERİ İNSANLIK TARİHİNİN YÜZ
KARASIDIR”
Yassıada mahkemelerinde yapılan yargılamalar hakkında da açıklamalarda bulunan
Kurmel, Adnan Menderes’i suçlu göstermek, yıpratmak ve suç isnat etmek için çok
küçük hadiselerin mahkemeye taşındığını söyledi. Mahkemelerde hak, hukuk ve
adaletin olmadığını vurgulayan Kurmel, “Diktatörler, emrinde teşkil ettikleri,
kendilerinin emirlerine muti insanları mahkemeye atadılar ve maalesef bu feci
akıbetler başımıza geldi. Mahkeme değil, bir soytarı, insanlık tarihinin bir
yüz karasıdır. Böyle bir mahkeme değil Türkiye’de, dünya tarihinde
görülmemiştir. Maalesef bu mahkeme, hassasiyet göstermesi gereken ihsası reyde
de bulunmamıştır.” şeklinde konuştu.
“İTİBAR İADE EDİLMELİ, YARGILAMALAR YAPILMALI”
Hakkı Kurmel, Adnan Menderes başta olmak üzere tüm DP vekillerine ve mağdur
olanlara iade-i itibar edilmesini gerektiğini söyledi. Darbeyi
gerçekleştirenlerin bir an önce yargılanmaları gerektiğini kaydeden Kurmel
şöyle devam etti: “O mahkumiyet kararlarının başlamasını istiyoruz. Bir tarih
var. Yarının gençlerine, bu tarih ders olacak. Böyle bir haysiyet bozan olayların
normal bir hareket olarak yansımaması lazım. Askerler de bu etki altında
kalmamalı. Gelecek nesiller geçmişte yaşanan bu kara lekeyi duymamalı. Böyle
bir askeri darbeyi de Allah bir daha göstermesin. Adliyelerimiz kanundan ve
adaletten ayrılmasın. Adliyelerimiz, Türk geleneklerine, dininin icaplarına
uygun faaliyette bulunsun.”